بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

وَاَوْحٰى رَبُّكَ اِلَى النَّحْلِ اَنِ اتَّخِذ۪ي مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتاً وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمَّا يَعْرِشُونَۙ ﴿٦٨
ثُمَّ كُل۪ي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُك۪ي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلاًۜ يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ اَلْوَانُهُ ف۪يهِ شِفَٓاءٌ لِلنَّاسِۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَةً لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ﴿٦٩
﴾68﴿ Ve rabbin bal arısına şöyle ilham etti: “Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine yuvalar edin.
﴾69﴿ Sonra her türlü besleyici ürünlerden ye; rabbinin koyduğu kanunlara boyun eğerek çizdiği yollardan git!” Onların karınlarından, farklı renk ve çeşitlerde şerbet (kıvamında bir sıvı) çıkar ki onda insanlara şifa vardır. İşte bunda da düşünen bir topluluk için açık delil bulunmaktadır. (Nahl Suresi 68-69. ayetler)

13 Mayıs 2019 Pazartesi

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

13/05/2019 Tarihi itibariyle bloguma not tutmaya başladım.

       İnşallah yazmaya ve arıcı dostlardan istifade etmeye devam edeceğim.

İnşaat nedeniyle, arıların son bahar bakımını yapamadım. Sezonun iyi olmaması nedeniyle de arıla bakamadım. Yani 8 kovan arı tamamen söndü.
Kısmet dedik, Arıcı dostum Ömer ŞEN'den (ŞEN BALCILIK) 6-7 çıtalık 5 kovan arı aldım.
İki haftadır bu arıların bakımı ile yeniden başladım. 
Haziran ayında da değerli arıcı dostum H. Asım KADIOĞLU'un dan 10 adet karniyor ana arı ile anaları değişip, kovan sayısını arttırıp arıcılık muhabbetimize devam edeceğiz.
Mevlam kolay kılsın hakkımızda hayırlı olanı nasip etsin.


Bismillah deyip körüğü yaktım. Hani çürümüş odun dumanını da özlemişim. 

 
Açık renkli kovanlar yeni aldığım arılar. Bölgemize göre çok iyi ve güçlüler. Yavru durumu gayet güzel. Tek sıkıntım arıların karniyol olmaması ve biraz da hırçın olmaları. Bu arılarla çalışmadığımız için tam teşekkül giyiniyorum. Mübarekler yapışınca bırakmıyor...






 Bu fotolar arıları getirdiğimin 3 günü çekildi. 
Maşallah, dün itibariyle daha canlı ve göze hoş görünüyorlar. Polen ve bal akışı çok iyi. 
Nasipte varsa bu hafta sonu kovanlarda dengeleme yapacağım. Daha sonra ana arılarım geldiği zaman da bölme yapıp, bütün ana arıları değişeceğim.


Hani oturup seyretmesi çok hoş oluyor.
Öyle diyorum ama beni bekleyen iş çok. Boşta kalan kovanlar temizlenecek, dezenfekte edilecek. Eski mumlar ayrılıp geri dönüşüme gidecek. Eski çıtalar imha edilecek. Tertip düzen yapılacak ve en önemlisi sebze ekim zamanı geliyor.

 Girişi sarı olanda arı var diğerleri boş. İnşallah temizlenip arı dolacak.

Bahçeye giriş yolumuz. Köy yoluna, asfalta çıkıyor. Sol kenarda kavaklar vardı. Kesildi. Bu foto kar kütlesinin kalkmış hali. Kar bu sene çok yağdı. Bir metreye yakın kar birikimi oldu. Bahçeye gidemedim. (Nasıl olsa arı yok.) 


Yarı bodur alma ağaçları. Kış mevsiminde ölü haldeler. Daim olduğu gibi baharda diriltiliyorlar.
Şu anda bahçenin her tarafı çiçek. Dün foto çekmeye fırsatım olmadı. Ot biçtim. 



Bu iz el büyüklüğünden fazla. Bana ayı izi gibi geldi. Domuz izi olamaz. Çünkü tek bir canlıya ait iz vardı. Biraz da erimiş.




Bismillah dedik yeniden başladık. Mevlam hakkımızda hayırlısını versin. Hayırlı olanın sevgisini gönlümüze koysun, hayırsız olanın sevgisinde gönlümüzden alsın niyazıyla...

Bütün arıcı dostlarımıza hayırı ve bereketli sezonlar diliyorum.

Selam, saygı ve muhabbetle...

27 Ağustos 2018 Pazartesi

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

11 Temmuz'dan itibaren arılarımla ilgili çalışmam olmadı.

 Mevla nasip ederse eylül 2017 de aldığımız arsa üzerine iki göz ev yapalım dedik. 11 Temmuzda paletliyi çalıştırdık, o günden bu güne arılarla ciddi ilgilenemedim. Hamdolsun buna rağmen, iki kovanda 15 kg süzme bal aldım. Yani kendi ihtiyacımızı nispeten karşılamış olduk.
11 Temmuz 2018, Saat 16:45
 
 Bismillah dedik, paletliyi temel kazımına başlattık. 150 metrekare, 1 kat, bodrumsuz bir ev olacak inşallah.
En şanslı tarafım kalıpcımın eski öğrencim olması; "Mamuş şöyle bir yürüde endamını görsünler, bir yiğit görsünler."   Yani bu durum işleri çok çok çok kolaylaştırıyor.

 Garobeton ve temelin kiriş döşemeleri....


 Ev temelinin betonu dökülüyor...



 Perde duvar betonu döküldü. Dolgusu yapıldı, suyu verildi sıkıştırıldı ve su basmanı betonu atıldı. Kalıplar yükselmeye başladı...




 Kalıp çakıldı. Sıra demir bağlamaya geldi. 1.5 ton demir eksiğiniz vardı. Döviz fırlayınca demir alamadık, inşaat bu haliyle kaldı. Birde bayram tatili girince, kısmet dedik...

 Boş durmadım, bol bol beton suladım, çivi topladım, tel topladım...
Ve de fotograf çektim. Tarihe not düşme babında...



 Şu anda fotograftaki evin alt katında oturuyorum. Çok kıymetki abimiz, değerli eğitimci Sayın Mehmet KÜÇÜK' beyin evi. Mevlam herşeyi Mehmet hocamın gönlüne göre versin, çok sağ olsun, Doğanşehir'e adım attığım dakikadan beri çok babacanlığını gördüm.
Mevlam kendisini sevdikleriyle beraber mutlu ve mesrur etsin. Amin.

Evimiz ilerledikçe fotolarını paylaşmaya devam edeceğim.
Dostların duaları ile çalışmaya devam...

 Dolayısıyla arıları biraz ihmal ettim. 10'dan 8'e, en sonda 8'den 4'e düştü. İkisi çok güzel, diğer ikisi ile ilgilenmesem kışı çıkaramaz. Bunların analarını mutlak surette değişmem gerekir.
Ne yaptım.
Bundan sonraki sezonlara daha iyi hazırlık için yapmam gerekli olan şeyi yaptım.
Esmer, kara, beyaz, yarı kabartılmış demedim ne kadar takılı mum ve petek varsa hepsini söktüm.
Temiz malzeme ile hijyenik çalışmak gerekir.
Yani çok güzel bir temizlik yaptım...


 Bal gelmeyince hiç acımadım. hepsini bozup tenekeye eze eze bastım. Bir teneke dolusu hurda peteğim çıktı.
Yaşasın hijyenik arıcılık...

Bu kışta 4 kovan ile çıkabilirsem, diğer sezonlara daha dikkatli ve çalışkan gireceğim, İNŞALLAH.

Bütün arı ve arıcı dostlara: herşeyin gönlünüzce olmasını dilerim.
Selam, saygı ve muhabbetle....

29 Haziran 2018 Cuma

Haziran Ayının Son Değerlendirmesi

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

2018 Haziran ayı sonunun değerlendirilmesi.
2018 yılında ana arı üretiminde başarısız oldum. Sadece 4 ana arı üretebildim. Bunlarında performansı nasıl olacak daha belli değil.
Doğmaya yakın anaları, ballı polenli ve gözde çıkan, yeni doğan, arılı, ikişer çıta arı ile böldüm.
Sonuç başarısızlık oldu.
Bal çok olmasına rağmen bölmeler açlıktan perişan oldular. Tabi ki çıkan ana arılarıda (ölüsünü de) göremedim. Çıtadaki ballara güvenmeyip kesinlikle takviye yapmam gerektiğini öğrendim. Bir gün sonra yetişip, kovan dibine düşen arıların büyük bir kısmını kurtardım, eski kovanına geri verdim. 

Çıkan yavrular beslenemeyince kovan tabanına serildiler. Üzerlerine bal döktüm, canlanınca da fırçayla ana kovanına geri verdim.

 Güzelim yavrular perişan oldu. Mevlanın (CC) izni ile büyük bir kısmını kurtardım.

 Bır kısmı çıkmış, bir kısmı çıkamamış. Eh tecrübe böyle elde ediliyor.



 Çıkan ana arıların yüksüğü. Neticede elde 4 tane yumurta atan ana arı kaldı.
  
  Havalar soğuyunca, içerideki kadro da yetmeyince yavruları böyle sökmüşler.

 Evet, başa dönüyorum. Eski tip kovan. Alttan iki el büyüklüğü ızgara havalandırması var. Gelişimini takip edeceğim. Bakarsınız ilerde tamamen buna yani aslına dönerim. Karınca yok veya az var, matkap kurdu (tut kurdu) hiç yok. Bu kovanı inceleme ve takibe devam edeceğim.

 Bala çalışan arıcıklarım.


 Şimdi kiraz yeme vakti. (Aslında yavaş yavaş geçiyor.) Mevlaya (CC) şükür olsun, vergisi bol bol...

 Kendisinin müsadesiyle yayına verdim. Balcı Ömer Ustanın arıları. Geçen hafta gece üçte yerinde kaldırdık, güneş doğmadan yeni yerine kondurduk. Yeni yeri gerçekten çok harika. Mevlam (CC) bereketli kılsın.





 Kevenler bulunduğumuz yerde daha açmamış, aşağılarda yarı yarıya açmış.
Her taraf yeşillik, çiçek bol. Biri bitiyor biri başlıyor.

 Dağlarımızdan görüntüler.

 Ömer Ustanın arılarını vadi boyunca üç Km ileriye götürdük. Burası herkese açık pınar başı dinlenme tesisleri...

 Paşam sabah kahvaltı hazırlığı yapıyor...

 Sayım Mehmet Abim, buldun soğuk suyu tabiki serinler ve de doya doya içersin. Şifa niyetine...



 Arıcı dostlar, soldan Ömer usta, Mehmet Abi vede Sayın kıymetli PAŞAM.
 Ve en kötü an... Yahu insan dört kişiye bu kadarmı bal koyar?. Peh peh peh...
Efendim, evde akşam teknik arızadan dolayı, bal kabı yalnış getirilmiş... 
Buna da çok şükür, ya hiç olmasaydı...

 Bal, terayağı, zeytin ve buz gibi soğuk su. Şifa niyetine, afiyet olsun. Benim zamanın olmadığı için semaver yakmaya fırsat olmadı. Benden mütevellit değerli dostlarım çay içemediler. 
Mevla (CC) izin verirse bal sağımında içeriz...

 Bu ara bloglarda yazılar azaldı. Gerçi biz bize yeteriz.
Özellikle bilgi ve çalışmasını, deneyimini bizlerle paylaşan bütün arıcı dostlarıma gönülden teşekkür ediyorum...

Selam, saygı ve muhabbetle...